Yaklaşık 2 küsür sene sonra ajans hayatına dönmenin sancısını yaşıyorum. Özel hayatımda ki dertlerin etkisi, iş hayatında yaşadığım pürüzlerle birleşince tuhaf bir ikilem içerisinde buldum kendimi. Öncelikle belirtmeliyim ki, iGOA ile alakası yok yaşadığım sıkıntının, sanıyorum artık kod yazmaktan bunaldım. Gerçi pürüzün çoğu kendi tasarım anlayışıma uymayan, ama gene de pek güzel olan, tasarımları kodlama sancısı. Onları kodlarken beynimin büyük kısmı ben olsam şunu şöyle çizerdim, bunu böyle çizerdimlere kayıyor.
İyi yaptığım şey kod yazmak olduğu için kendimi hiç bir zaman tasarımcı olarak nitelendirmedim yüksek sesle, yaptığım tasarımlardan memnun olsa da insanlar kendi uzmanlığımda kalmak daha mantıklı geldi hep. Multimap’teyken zamanla sesimi yükseltip, doğru bildiğim şeyleri dile getirmeye ya da oturup çizip örneklerle göstermeye başladım ki bu ısrarım bana Design & Usability Champion titri olarak geri döndü.
Şimdi düşünüyorum da, acaba geçmişimde kod yazarken yaşadığım sıkıntılar sebebiyle, daha temiz daha anlaşılır arayüzler çizme yetisi edinmiş tasarımcı tarafım artık ağır mı basmaya başladı. Memlekette kriz var diye, güvenli oynayıp mutsuz kalmak istemiyorum, en azından iş hayatında, bir yandan da yoğun ajans temposunda yüksek verimle tasarım üretecek kadar da antremanlı değilim. İki ucu boklu değneğin, iki ucu da elimde şu an, bir karar verip yoluma devam etmem lazım.
Böyle bir dönüşümü kariyerinde yaşamış olanlar, fikir verebilirlerse çok sevinirim.

