inicio mail me! sindicaci;ón

son 1 ay

Tam bir ay evvel, hastası olduğum şirket Multimap’ten ve pek sevgili ofis hayatımızdan ayrılmak durumunda kaldım. Microsoft tasarruf tedbirleri sebebiyle bütün ofisi kapatınca, ben dahil 20 kişi kanepe hayatına geri döndü. Bu süreçte en çok üzen şey, Multimap’in içinde MS olmadan ki hali gibi bir şirketi özleyeceğimizi bilmemdi ama artık MS’i Multimap’in içinden çıkartmak mümkün değil tabi.

Biraz dinlenip kafayı topladıktan sonra ki hedefim, aldığım tazminatı aklımda bir süredir olan projenin finansmanı için kullanmaktı. Fakat hayat hep ufak sürprizler çıkartıyor karşımıza. Son 2 işimde olduğu gibi, gene tamamen tesadüf eseri rastladığım bir iş ilanıyla zıpladım iGOA tayfasına.

iGOA ilginç bir ajans -gerçi her ajans gibi bir sürü iş var yapılacak, pff- sevdiği şeylerin peşinden koşarken, bir yandan da çalışmayı düstur edinmiş adamların kurduğu bir yer. Hoş sevdikleri şey kısmı biraz ilginç. Bu yaratıcı adamlar Hindistan seviyor, Hindistan’da ofis açacak kadar hem de. Bir de ofiste bariz bir Galatasaray havası esmekte ki o konuda gıkım çıkmıyor.

iGOA’ya katılmam kesinleşince hali hazırda uğraştığım ve aklımda olan projelere de hız vermiş durumdayım. Çok sevdiğim 2 arkadaşımın projesi olan sopido bunlardan birisi. Önyüzünde görülen herşeyin A’dan Z’ye benim eserim olacak olması sebebiyle üzerine titriyorum.

Bir diğeri de, tazminatla finanse etmek istediğim fikrim. İşlerini pek takdir ettiğim arkadaşlarla kurduğumuz, aralarda okyanuslar olsa da birlikte projeye inandığımız bir durum söz konusu. Mutfakta sopido pişerken, yeni projenin de başlangıcı için alışverişe başladık diyebiliriz.

Arada bir de 14 Şubat vardı tabi, hediyelerin en güzelini kendime armağan ettiğim 2009 Sevgililer günü. iGOA’ya dahil olunca boşa çıkması olası taminat paralarını, şu yanda gördüğünüz bebeğe yatırdım. Henüz aşkımızın 2. haftası ve hala cicim aylarımızın başındayız. Allah bir masada beraber kocamayı nasip etsin. Amin!


Son olarak ta, dün gecenin olayı. iGOA sebebiyle Hindistan’a bir “bizim memleket” durumları ortaya çıkınca, deli gönül bağırmak istiyor.
“Nasıl koyduk Oscarlarda Çocuğu, Toprağım!”

Yorum yapın