inicio mail me! sindicaci;ón

"Eylül, 2006" arşivi

üstüme bişi örtmem lazım, gerçekten

İşe başladığım son 5 haftadan beri uyku alışkanlıklarım değişti pek tabii, eskisi gibi günde 16 saat uyuyamıyorum canım istediğinde. Ama hala sevdiğim bir rüyayı devam ettirme imkanım var sanıyorum. Batman Begins‘i izleyince, bir rüya görmüştüm, Batman oluyordum, kötü adam da Ali Poyrazoğlu (hiç sormayın!), fakat bütün gece kovalamama rağmen adamı yakalayamıyordum. Neyse işte..

Dün gece o rüyaya devam ettim, deliler gibi hazırlanıyorum kavgaya, kostümü giyiyorum, gizlice giriyorum adamın malikanesine, gece 4-5 gibi sanırım herkes uyuyor. Meğerse ben bu adamı takip ediyorum çünkü Bruce Wayne‘in (işte Batman oldum ya, Bruce Wayne oldum mu bilmiyorum ama, işte..) yani benim karımı ve çocuğumu kaçırmış (büyük hata!)..

Neyse tesadüfen çocuk odasından giriyorum, çocuk uyuyor, uyanıyor falan, onun sesine hanım geliyor. Oh süper kaçırcam hemen, lakin bu sırada cemshid’liğim tutuyor ve işemem gerektiğini farkediyorum.

Bir yandan da düşünüyorum ama, ulan kostümü nasıl çıkartıcaz, çok ta sıkıştım ama falan, neyse malikane ya adamın evi, kocaman terası var, kocaman terasta kocaman bitkiler var kocaman saksılarıyla. Ben de kendimi bildiğimden kelli, kasık bölgesini fonksiyonel yapmışım kostümde.. Hemencecik açıyorum işiyorum saksının dibine.

Şöyle bişi düşünün, saksının önünde, peleriniyle falan baya baya Batman var, ve işiyip hafif hafif yaylanıyor, aynı zamanda da etrafı kolaçan ediyor. İşte bu anda rüyada olduğumu farkettim, işi eğlenceye vurmaya başladım. Adamın evinde süper vakit geçiriyorum, büyük ekran tv var, bahçede barbekü yapıyorum falan.. Hanım delirmiş tabi, “körolasıca hadi götürsene bizi eve” diyor ben aylaklık yapıyorum rüyada olduğumun bilincinde..

Neyse işte, evde yiyip içiyorum ya, kostümün sınırlarını zorlama sırasının geldiğini farkediyorum, hanıma tuvaletin yerini soruyorum. Süper bir tuvalet böyle her yer mermer falan, duvarlara yekpare cam (MTV Cribs izlenmiş belli ki)..

Klozete pelerini falan sağlama alıp tünüyorum, tam işimi görmeye başladım, koridordan Ali Poyrazoğlu geçiyor pijamalı haliyle, ilk önce dikkat etmiyor ve gidiyor, sonra yavas yavaş geri dönüyor ve gülmeye başlıyor (Suçlamıyorum adamı kim olsa güler), filmlerde yaklaşık 5dk süren iyi adam-kötü adam konuşmasını yapıyoruz, mahsus uzattıkça uzatıyorum ki o sırada işimi bitireyim klozetin üstünde. İşimi bitiriyorum, beklenmedik çeviklikle Ali Poyrazoğlu’nun üstüne atlıyorum fakat tam o sırada uyandım.. Devamını muhtemelen 1 ay sonra falan görürüm, yine bu kadar eğlenirsem anlatırım söz..

pff..

gecenin 03:18′inde hüzünlü bir gecenin kapanışı yapmak için en uygun şarkıyı aramaktan yoruldum.. oysaki filmlerde her kapanış, kendi şarkısıyla anılır.. bu durumda uzun zamandır izlediğim filmi, her ne kadar sevmiş olsamda, ikincisinin vizyona girmesini beklemek çok mu hayalci olur ki gerçek dünyada hiç müziğimiz yoksa..

pek yok bişi..

karanlık, soğuk..
ve yalnızlık en büyük başağrım

oh my darling, you’re wonderful tonight

kendime not, bari 78.kez izlerken chandlerin monicaya evlilik teklif ettiği sahnede ağlama.. lütfen…

Noluyo lan?

Hiç bir şeye dokunmamam lazım galiba şu günlerde, dün sabah işe gelirken, arabanın ön camını çatlattım, sonra akşam eve dönüp pedere konudan bahsederken telefonda, aynı zamanda tv izleyeyim diye maymun iştahlılık yaptım ki, cezalandırılmam anında oldu. “çaaat” efektiyle birlikte televizyon patladı. oysaki dün aldığım maaşımı çatır çatır yemeyi düşünürken şimdi camcılara, tvcilere yediricez galiba, yeni tasarımda bir yere nazarlık iliştirmem lazımmış..

kişisel notlar v.2

yakın zamanda hayatının amaçları olarak düşündüğün şeyleri kağıda yazıp, olabilme yüzdelerini ekle hemen yanlarına. sonra sırala en büyükten en küçüğe. sonra sevin bunu başarabildiğin için, çünkü sonrasında hep üzüleceksin hiç birisine ulaşamayacağını anlayınca.

Kişisel Notlar

mümkünse sevme, ama eğer seversen…
mümkünse belli etme, ama eğer belli etmişsen…
mümkünse acı çekme, ama eğer acı çekiyorsan…
mümkünse artık sevme, ama eğer hala seviyorsan…
mümkünse söyle…

Kendime Not

hayattan pek beklentisi olmayan birisi olarak, 2003′ün bitişi 2004′e girmemizle ilgili hiç birşey yazmamışım geçen sene. 2004 boyunca da toplasan sağlıklı bir insandaki parmak sayısı kadar yazı yazmışım. beklenti taşımayan, beklentileri karşılayamayan birisi olarak, bıkkınlığın son raddesinde tamamlamak üzereyken 2004′ü, 2005 yılında daha az bitki modunda bir yaşam sürmek için ufak tefek hedefler belirledim.

  • cemshid.com; isimli bir site açmak üzereyim, bir süredir bilenler biliyor zaten, içerik yazmamı bekliyor sadece. buradan farklı olarak, basit ve akııc bir dille web standartları üzerine yazacağım. doğumgünüme kadar (13 ocak bu arada), 2 yazı eklemeyi, en azından bütün sene boyuncada ilgiyle okşayıp, sevmeyi düşünüyorum cemshid.com’u
  • okul: yıldız teknik üniversitesi iktisat öğrencisi olmaktan her ne kadar pek memnun olmasam da – bu arada aranızda sinema, televizyon okuyanlarınız varsa e-posta atsınlar, tanışalım-, okulu bitirme adına harekete geçme zamanı şimdilerde, 2. dönem üstteki madde haricinde pek bir şey yapmadan sadece okulu düşünesim var.
  • imkan bulursam, bütün saçma salak romantik filmleri izleyip, sevgiye olan inancımı yerine koyma niyetim var. sonuçta ya işe yarar, ya da buraya yazacak tonla salak film eleştirim olmuş olur. bişi kaybetmem gibi..
  • para, para, para : en azından canımın sıkılmayacağı şartları sağlayacak kadar para kazanmak, mümkünse bunu cemshid.com üzerinden yapmak
  • yazın sonuna doğru ya IMac G5 & dandik bi notebook sahibi olmak, yada bir powerbook sahibi olmak istiyorum. bunu gerçekleştirmek için, yazın muhtemelen beyaz kadın ticareti yapmam gerekebilir, ama merak etmeyin beyaz, hakkında en az yanıldığım renktir..
  • mümkünse bu yaz yüzmek isteyebilirim, geçen sene deniz&havuz ikilisinden birisine göbeğimi pişirerek bomba atlamamış birisi olarak, bu sene fırsat bulursam ufak bir olimpos tatili yaşamak istiyorum 2 sene aradan sonra
  • 1.5 sene önce söylediğim gibi, buraya da bişiler eklemek istiyorum, en azından bana link veren arkadaşların sitelerini falan yayınlamam gerekli, ayıp olmakta muhtelif miktarda..
  • hala kullanmayı beceremediğim, mangal isimli güzide alete kesinlikle hakettiği değeri bu yaz verme yanlısıyım, rakı içmeye alışılcak, karaciğer yoruluncaya kadar içilirse, enginar yenmekten kaçılmayacak

gördüğünüz gibi dünyanın bize uzak yarısında insanlar acı içindeyken bile oldukça geyik beklentiler oluşturmaya çalışıyorum 2005 ile ilgili, ama yazının başında dediğim gibi, beklenti sahibi olmak alışık olduğum bişi değil henüz..
hayattan beklentileri sular arasında yitip gitmekte olanlar içinse yardım edebileceğimiz bir kaç site:

Aid Sri Lanka

American Friends Service Commitee

Türk Kızılayı Hesap Numaraları

heyyoo

sonunda başardım, sınava girmediğim falan olmuştu ama, ilk defa bir sınavım hakikaten boktan geçti. böylece normal bir insan olduğumu anladım bende. iyi oldu sanırım şu aşamada..

acaba?

acaba aşk bitiyor mu? yoksa sadece; aslında aşık olmadığınızı mı farkediyorsunuz?

Next entries »